Çocuklarda KonuŞma Gecİkmesİnin Sebepleri Nelerdir?

ÇOCUKLARDA KONUŞMA GECİKMESİ 
 
Bir çocuğun 18. ayda hiç kelimesi yoksa 2 yaşında iki kelimeli bir cümle kuramıyorsa, üç yaşında normal bir cümle kuramıyor veya hiç konuşmuyorsa, anlaşılmaz konuşuyorsa mutlaka dil problemi ve konuşma gecikmesi açısından incelenmesi gerekir.
Çocuğun işitme duyularının açık olması, sözlü konuşma duyması ve söz üretebilmesi iyi bir dil gelişimi tamamlamasını sağlayan ana etkenlerdir. Bunlarda yaşanan problemlerle dil gelişiminde de gecikmeler ve hatta kayıplar yaşanabilir. 
Ailede dil gelişimini geç tamamlayan bireyler olması, fizyolojik, nörolojik ya da nöropsikiyatrik bir bozukluk gibi nedenlerle çocuğunuz konuşmaya geç başlayabilir. Genetik ve duyusal nedenler dışında, bebeğinizin düşük kiloda doğması, erken doğması gibi etkenler dahi konuşma gecikmesine neden olabilir. Sebebi ne olursa olsun erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleri ile gecikme problemleri günümüzde rahatlıkla çözüme kavuşmaktadır.
 
Sağlıklı bir çocukta beklediğimiz dil gelişimini farklı yaş dönemlerinde aşağıdaki gibi özetlenebilir. Ancak konuşmanın her çocuk için aynı hızda gelişmeyeceğini unutmamak gerekir. Her çocuk farklı aylarda ilk kelimelerini söyler, ilk cümlelerini kurar. Gelişimde gecikmeden şüphelenildiğinde bir uzmana danışmak gerekir.
0-1 Yaş Dönemi: Bebek konuşan kişiye bakar. İsmi çağrıldığında tepki verir. Zamanla sesleri taklit eder. Kasten çıkardığı seslerle iletişim kurmaya çalışır. Genellikle ilk 6 aylık süreçte ilk hecelerini söylemeye başlar. 
1-2 Yaş Dönemi: Çocuklar 12. ay ile birlikte ilk kelimelerini söyler.Etrafındaki basit objeleri adlandırır. Çevreden duyduğu sesleri tanır. İstenilen objeyi tanır ve verir. Yaklaşık 50 sözcük kullanabilir. Her ay farklı sözcükler öğrenir.
2-3 Yaş Dönemi: Ekleri öğrenir. Yaklaşık 100 ila 400 arasında kelime kullanabilir. Kısa cümleler kurmaya başlar. Ne, nerede gibi soru ekleri ile sorular oluşturabilir. Negatif anlamlı, olumsuz yapıda ifadeler kurabilir.
3-4 Yaş Dönemi: Tüm soru kalıplarını öğrenir. 4 ve üzeri kelime ile cümle kurar. Geçmiş olayları anlatabilir. Yaklaşık olarak 800 ila 1500 arası kelime kullanabilir.
4-5 Yaş Dönemi: Renk ve şekilleri isimlendirebilir. Olayları zaman sırasına göre anlatabilir. Karmaşık cümleler kurar. Cümlelerinde nitelik belirten detaylı sıfatlar kullanır. Kullandığı kelime sayısı ortalama 1000-2000 arası olur. Yetişkine yakın ifade ve konuşmalar yapabilir.
Konuşma gecikmesinin en sık karşılaşılan sebepleri şunlardır:
İşitme kaybı: İşitme sorunları konuşma gecikmesinin en yaygın sebeplerinden biridir. Dil gelişimi için çocuğun işitsel duyu kaybı yaşamadığından emin olmak gerekir. Sessiz harfler yüksek frekanslı seslerden oluştuğu için çocuğun işitme becerisinin bu frekanslara ulaşamaması lisan öğrenmeyi olumsuz yönde etkiler. Çünkü işitme güçlüğü çeken çocuklar, dili anlama, taklit etme ve kullanma gibi zorlukları yaşar.
Fiziksel nedenler: Konuşma organlarındaki anatomik bozukluklar, yarık dudak ve yarık damak bu sebepler arasındadır. Konuşmayla ilişkili organlarını rahatça kullanamayan çocuklar, denemekten vazgeçebilir ya da istese de ses çıkaramayabilir. Fiziksel sorunlar içselleştirilmeden çözülmelidir.
Mental Retardasyon: Çocuğun zihinsel gerilik ya da yetersizliğe sahip olması dil gelişimini olumsuz yönde etkiler. Zihinsel işlevleri yeterli olmayan çocuklarda sadece dil yetisinde değil, diğer birçok bilişsel yeti alanında bozukluk görülür.
Otizm (Yaygın gelişimsel bozukluk): Konuşmanın yanı sıra sözel olmayan iletişim becerilerinde de ( göz teması kurma, parmakla gösterme, güle-güle yapma vb.) sorunlar vardır.  
Gelişimsel sorunlar: Gelişimsel  dil bozukluğu çocuklarda oldukça yaygındır. Gelişimsel dil bozukluğu olan çocuklar çoğunlukla akranlarından daha geç konuşmaya başlar. Sanılanın aksine konuşma gecikmesi, bu durumda zeka seviyesiyle ilgili değildir. İletişim sorunları içinde; anlatım bozukluğu (sözel anlatım bozukluğu, dil algılama bozukluğu), konuşma bozukluğu, fonasyon (ses çıkarma kabiliyeti bozuklukları), kekemelik problemleri sayılabilir.
Psikososyal deprivasyon: Sağır-dilsiz ebeveyn, çocuk istismarı ya da ihmali vb. gibi nedenler söz konusudur. Bu durumda çocuklar yaşadıkları psikolojik sorunlara bir tepki olarak konuşmayı, iletişim kurmayı kesmiş olabilir. Psikolojik destek almak gerekir.
Diğer önemli nedenlerden birisi de erken dönemde (özellikle 2 yaş öncesinde) yoğun dijital ekran maruziyetidir.
“En büyük yanlış, ailelerin akıllı telefonlarını çocuklarını sakinleştirmek ve yemek yedirmek için kullanmaları”
2 yaşına kadar dijital ekranlara uzun süre maruz kalan çocukların, ciddi iletişim ve dil problemleri, sosyalleşme, öğrenme ve analiz yeteneklerinde sorunlar yaşamaktadır. Televizyon tablet, telefon gibi elektronik cihazların ekranlarındaki hızlı akış, bu dönemdeki çocukların algı ve analiz edebilme kapasitesinin çok üzerindedir. Çocuklar gördüklerini algılamaya çalışırken çok fazla çaba sarf eder ve bu durum geri kalan dünyaya algılarını ve duygularını kapatmasına neden olur. Bu aşırı odaklanma hali, beyni yorar ve beynin sağlıklı gelişimini kısıtlar. TV karşısında fazla zaman geçiren çocuklar uygun olmayan aşırı uyaran almakla birlikte ebeveynlerinden ve çevresindeki sağlıklı sosyal ortamlardan alması gereken birebir iletişimin sağladığı uyaranlardan da mahrum kalır.  Bu vakalar Atipik otizm tanısı alsa da (erken dönemde saptanması halinde), ekran maruziyetinin engellenmesi ve uygun özel eğitim ile hızla düzelme sağlanmaktadır.
 
Konuşması geciken bir çocukta , buna neden olan problemin derhal teşhis ve tedavi edilmesi çok önemlidir. Bunun için ilgili birimlerce sağlık tetkikleri uygulanması ve uzman kişilerce çocuğa tanı konması gerekir. Öncelikle işitme ve konuşmayı sağlayan yapıların Kulak Burun Boğaz hekimi muayenesi sonrasında Çocuk psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gereklidir. 
Saptanan probleme yönelik müdahaleler planlanır. Konuşma terapisi ve özel eğitim başlıca tedavi yöntemleridir. Anatomik bir problem mevcut ise biyonik kulak, Cochlear implant vb uygulamalar yapılmaktadır. 
Konuşma gecikmesi olan çocuklarda öncelikle TV, tablet, bilgisayar, telefon gibi elektronik cihazlardan uzak durulması gerekir. Bununla birlikte ebeveynlerin çocukla birlikte oyun oynaması, sohbet etmesi, öğretilmek istenen kelimelerin ve davranışların oyunla, sık tekrarlayarak, sabırla üzerinde durulması önerilir.
Çocukların kreş gibi başka çocuklarla iletişim kurabileceği, paylaşımlarda bulunabileceği ortamlar dil ve sosyal gelişim açısından faydalıdır.   
Erken teşhis sayesinde çocuğunuz akranlarıyla aynı konuşma becerisine sahip bir çocuk olabilir.